Helicobacter Pylori (Helikobakter Pilori) – Lanet olası bakteri ve kurtulma yolları

Biraz sert çıktım bakteriye ama kusura bakmasın ! Kısaca bahsetmek gerekirse geçtiğimiz haftalarda eşimin başına gelen, sağlık olarak eşimi, moral olarak ise ben ve oğlumu vuran bakteri türü.

‘Kendisi ile tanışmamız nasıl oldu’ olayına gelir isek, dürüst olmak gerekirse ilk başlarda nasıl sinsice geldiğini anlamadık. Eşim bir süre midesinin bulandığını söyledi. Bir iki gün konu böyle devam edince doktora başvurduk. Ultrasonlar, kan testleri ve benzeri uygulamalardan sonra bir Acil Doktoru tarafından sağlığında bir problem olmadığı gerekçesi ile bulantısını hafifleten iğne ve serumlar ile taburcu edildik. Ertesi gün yine aynı durum oluştu ve bu kez farklı bir hastanenin acil birimine gittik. Buradaki doktorumuz bir bakteriden bahsetti, tahmin edin kim ? Evet ! Doğru bildiniz, Helicobacter Pylori ! Tam da o anda tanışıverdik kendisi ile. Tedavisindeki başarı oranı, neden olacağı, neler tüketilmesi gerektiği gibi bilgileri doktorumuzdan öğrendik ama iş burada bitmedi. Bu sadece bir ihtimaldi. Doktorumuz gün içine randevu alarak mesai saatleri içerisinde endoskopi yaptırmak sureti ile daha kesin bir tanı konulması gerektiğinden bahsederek bizi uğurladı.

Fırsatını bulduğumuz ilk anda Endoskopi yaptırmak üzere randevu aldık ve aynı hastanede bir başka hekime muayeneye gidildi. Doktor hanım teşhisi kesinleştirdi ve diyet ile birlikte ağır bir antibiyotik, yanına da proton pompası inhibitörü türünde, mide asidini baskılayan bir ilaçla birlikte tedaviye başlayamız gerektiğini, tedavinin %70 başarılı olma ihtimalinin olduğunu, bakterinin direnç göstermemesi durumunda ucuz atlatabileceğimizi anlattı.

Hastaneden ayrılır ayrılmaz ilaçlarımızı temin ettik. Bu ilaç, yani Antibiyotik bitene kadar kullanılacak, üstelik öyle böyle değil, sabah, öğlen, akşam yani günde 3 defa 8 saat ara ile ikişer kapsül kullanılacak. Ki bu rakam günde 6 hap x 500 mg demek. Düşünün, öyle bir bakteri ki bu günde 3000 mg Antibiyotik + PPI kullanılmak sureti ile 7-10 gün aralığında bu tedaviyi aldırıyor.

Araştırmalarım kapsamında öğrendiğim şeylerden biri şu ki, bu tedaviyi almamıza sebep olan bakteri aslında ülke nüfusunun %70-80’inde mevcut. Helicobater Pylori bir çoğumuzun barsaklarında yaşayıp ömrümüzün sonuna dek bizlerle gül gibi geçinip giderken, vücudunda barındığı insanların bir kısmını ise hasta edebiliyor. Başta 12 parmak barsağı olmak üzere mide ülser, gastritlerinin ve reflünün temel sebebi olarak gösteriliyor.

Bakterinin bulaşabileceği ve bugüne kadar aslında en dikkatsiz olduğumuzu düşündüğümüz yer PROTEİN kaynaklı besinler ve dışarıda yemek yediğimiz yerler. Bizim sinsirella dışarıda beklemiş et, iyi pişmemiş et türevleri, nefes, tükürük, hijyenik olmayan yerlerde pişmiş yemeklerden bulaşabiliyormuş. O haftayı geriye sarıp düşündüğümüz zaman bir marketten aldığımız soslu tavuk ve çiğ tavuk köfte harcı aklımıza geldi. Bir şey olmaz bir kaç saat açıkta kaldı zihniyeti ile tavuğumuzu çöpe atmayıp pişirip yediğimiz o güne lanet okurken siz değerli okuyucularımıza da iletmek isterim ki, artık kesinlikle hazır ve açıkta bekletilmiş protein kullanmıyoruz. Bize büyük bir ders oldu.

Bizim işimize yarayan ve sizlere de bir gün bu bakteri ile tanışmanız durumunda yarayacağını düşündüğüm şeyleri listelemek istedim. Olur da mecbur kalırsanız aşağıdaki liste bu bakteriden kurtulma yolunda oldukça yardımsever bir liste olacak.

Helicobacter Pylori tedavisi için gerekenler ;

Her şeyden önce antibiyotikler ve PPI ilaçları kullanmanız gerekecek. Bazı web sitelerinde bu ilaçlara sarılmayın, doğal tedaviler deneyin diye yazıyor, ki haklı da buluyorum ama her şeye rağmen yemek yiyemeyen, sağlığının giderek zayıflayacağı bir birey olmak hiç kolay değil. Antibiyotikler yapısı gereği vücudu zayıflatıp sersemletiyor ancak kesin ve kısa sürede yanıt almak isteyenler için mecburen kullanılması gerektiği gibi bir bilimsel kanı var. Bir süredir bilim adamlarının bu bakteri için ilaç geliştirdiği de internet kaynaklarında yer alan bilgiler arasında. İlaç kısmını geçtiğimize göre ilgili gıdalara gelebiliriz ;

1-Temelde almanız gereken en ama en etkili kavram Probiyotik.

Aslında bu konuyu biraz açmak gerek, çünkü internette bununla alakalı binlerce görüş bulabilirsiniz. Probiyotik yoğurt nedir, probiyotik içeren besinler nelerdir, probiyotik nedir biraz da bunlar hakkında konuşmamız lazım.

Probiyotik demek, barsaklarımızın içerisinde yaşayan bakteriler demek. Probiyotikler iyi huylu bakterilerden ibaret. Bir peynirin, bir yoğurdun, bir kefirin mayalanması ve sütten buna dönüşebilmesi için çeşitli bakterilerden yararlandığımızı, mayanın aslında bu olduğunu biliyoruzdur umarım. Özellikle peynir demek bakteri demek, ki dünyada o kadar çok peynir çeşidi var ki, bakterilerin küf vermesi, kabarcık delikleri oluşturması, sütü sertleştirip katılaştırması gibi şeyler ilk etapta gözünüzün önüne gelebilir. Günde 10 milyar civarı iyi huylu bakteri almak Helicobacter Pilori’den temizlenmek için çok önemli bir opsiyon. Bu orana ulaşabilmek için yoğurtların üzerini okumanız ve içeriği hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmekte. Bu konu için apayrı bir konu olan Sağlığımız için probiyotik kullanmak ne kadar önemli yazısı altında daha detaylı bilgilendirme yaptım. İsterseniz ilgili yazımızı da okuyabilirsiniz.

2- İkinci sırada midenizi yormamanız adına tüketmemeniz gereken şeylerden bahsetmek istiyorum. Salça, meyve ve sebzelerin bir çoğunun çiğ halleri, baharatlar, acı yiyecekler, asitli meşrubatlar, bol şekerli içecekler, çok sıcak ve çok soğuk her türlü yiyecek ve içecekten kaçınmalısınız. Bunların yanında çok yağlı yemekler, kızartmalar, turşular, hardal ve mayonezler, ketçap, koyu çay, koyu kahve, şalgam, salam, sosis, pastırma sucuk gibi fermente gıdalar, kakao, hazır çorba, gaz yapabilecek her türlü lifli bakliyat (Kuru Fasulye, Nohut vb.) bir çoğumuzun günlük hayatında tükettiği her türlü yiyecek aslında yasak denilebilir. Bunlara ilave olarak sigara ve alkolden söz etmiyorum bile, zira bu süreçte en büyük düşmanınız olabilirler.

Tüketmeniz gereken gıdaları mümkün mertebe haşlamanız veya ızgara yapmanız önerilmekte. Örneğin hekiminizin vereceği 30 günlük diyet antibiyotik tedavisini takiben asla ve asla terk edilmemeli. Bu süreçte haşlanmış veya köz patates sadece az bir miktar tuz ile tüketilebilir, et, balık, tavuk gibi beyaz ve kırmızı et türevleri ızgara ve yağsız olarak tüketilebilir, fırınlanabilir. Salatalar çok hafif zeytinyağı ile yenilebilir (Çok salata da çiğ sebze olduğu için kaçınılması gerekenler arasında) gıdalar arasında. Bu arada yeri gelmişken söylemek isterim ki günde bir kaşık zeytinyağı hem mideniz hem sindirim sisteminiz için oldukça faydalı, ancak bu limit aşılmamak sureti ile.

Bu konuda olduğunuz ve bu satırları okuduğunuza göre, umarım yazdıklarımızın sağlığınıza bir nebze de olsa faydası dokunur.

Sağlıklı günlerde görüşmek üzere.

Bu konu ile alakalı en çok sorulan sorular ; Helicobacter Pylori Yok Eden Bitkiler, Helicobacter Pylori Nasıl Kurtuldum, Helicobacter Pylori En Etkili İlaç, Helikobakter Pilori Zayıflatır mı, Helicobacter Pylori Tedavisinde Beslenme, Helicobacter Pylori Tedavisinde Kullanılan Antibiyotikler, Proton Pompası İnhibitörü Nedir

Bir cevap yazın